Avrupa'da otomobil üreticileri zor durumda.
Gümrük vergileri, korumacı ticaret politikaları, yüksek üretim maliyetleri ve Çin pazarındaki değişimler, Alman otomotiv endüstrisini zorluyor.
Üreticilerin kâr beklentilerini düşürmesi ve satışlardaki gerileme, borsada işlem gören şirketlerin hisselerine de yansıyor.
İçten yanmalı motorlardan elektrikli araçlara geçiş sürecinde zorluk yaşayan Alman üreticiler, ABD’nin gümrük tarifeleri, Orta Doğu’daki krizler ve yükselen enerji fiyatlarının baskısıyla da mücadele ediyor.
HİSSELER YIL BAŞINDAN BERİ ERİDİ
Çinli üreticilerin pazar payını artırması ve rekabetin yoğunlaşması, Alman markalarının satışlarını olumsuz etkiledi. Yılın ilk yarısında Çin pazarındaki binek araç satışları Mercedes-Benz’de yüzde 28, Volkswagen’de yüzde 26 ve BMW’de yüzde 20 geriledi.
BMW AG, küresel ölçekte yaklaşık 154 bin kişiden oluşan iş gücünün yüzde 5’ine karşılık gelen 8 bin idari ve Ar-Ge pozisyonunu 2027 sonuna kadar tasfiye edeceğini duyurdu. Şirketin ikinci çeyrek net kârı yüzde 35 azalarak 1,2 milyar euroya gerilerken hisselerindeki yılbaşından bu yana kayıp yüzde 43,33’e ulaştı.
Volkswagen AG’nin hisseleri de küresel pazarlardaki daralma ve operasyonel maliyetlerin etkisiyle yıl başından bu yana yüzde 36 değer kaybetti. Kâr marjı öngörüsünü yüzde 1’e kadar düşüren şirket, istihdam azaltma programı kapsamında 100 bin kişiyi işten çıkarmayı ve Almanya’daki 4 fabrikayı kapatmayı planlıyor.

Mercedes-Benz Group’un üçüncü çeyrek binek araç teslimatları küresel bazda yüzde 8, toplam araç satışları ise yüzde 6 gerileyerek 491 bin 600’e düştü. Şirket, Çin’deki yoğun rekabet nedeniyle 700 milyon eurodan fazla varlık sildi. Çekirdek otomobil bölümünün faaliyet kârı yüzde 25 azalarak 909 milyon euroya inerken hisseleri yılbaşına göre yüzde 35 geriledi.
Lüks spor otomobil üreticisi Porsche AG de tasarruf tedbirleri kapsamında Almanya’daki istihdamını 2035 yılına kadar 5 bin kişi azaltmayı planlıyor. Şirketin ocak-eylül dönemindeki küresel teslimatları yüzde 16 düşerek 178 bin 532’ye gerilerken hisselerindeki yılbaşından bu yana kayıp yüzde 9,79 oldu.
ALMAN OTOMOTİV SEKTÖRÜNDE KRİZ DERİNLEŞİYOR
Ekonomi Araştırma Enstitüsü (Ifo) tarafından yayımlanan İş Ortamı Anketi’ne göre, Alman otomotiv sektörü iş ortamı endeksi ağustostaki eksi 22 puan seviyesinden eylülde eksi 35 puana geriledi.
Şirketlerin mevcut durum değerlendirmeleri yılın ilk yarısında görülen en düşük seviyenin de altına inerken iş beklentileri düşük seviyesini korudu.
Ifo Endüstriyel Organizasyon ve Yeni Teknolojiler Merkezi Uzmanı Anita Wölfl, “Otomotiv endüstrisi, kriz bataklığında çırpınmaya devam ediyor.” değerlendirmesinde bulundu.
Temmuz ve ağustos aylarında geçici toparlanma gösteren ihracat ve istihdam beklentileri eylülde yeniden düşüşe geçti. Şirketlerin sipariş stokları da önceki aya göre daha düşük değerlendirildi.

YÜKSEK MALİYETLER ÜRETİMİ YURT DIŞINA TAŞIYOR
Otomotiv sanayisi, Almanya’da toplam katma değerin yüzde 5’ini ve istihdamın yüzde 3’ünü oluşturuyor. Sanayi çalışanlarının yaklaşık yüzde 14’ünü istihdam eden sektör, 2025’te 280 milyar euroluk ihracat gerçekleştirdi. Tedarikçiler hariç yaklaşık 725 bin kişinin çalıştığı sektörde istihdam, önceki yıla göre yüzde 6,2 geriledi.
Yönetim danışmanlığı şirketi Oliver Wyman’ın analizine göre, Almanya’da bir otomobilin üretimindeki ortalama işçilik maliyeti 3 bin 307 dolar seviyesinde bulunuyor. Bu tutar Çin’de 597 dolar, Meksika’da ise 305 dolar olarak hesaplanıyor. Maliyet farkı, Alman üreticilerin üretim faaliyetlerini yurt dışına kaydırmasını hızlandırıyor.
Alman Otomobilciler Birliği (VDA) verilerine göre, Almanya’da üretilen otomobil sayısı 2016’dan bu yana yüzde 28 azaldı. Alman markalı her 10 araçtan 7’sinden fazlasının ülke dışında üretildiği belirtiliyor. Üretimi pazarlara yakın bölgelerde gerçekleştirmek lojistik maliyetlerini ve kur risklerini azaltırken Almanya’daki fabrikalar üzerindeki verimlilik baskısını artırıyor.
Kimya ve makine sanayisiyle birlikte Alman mühendisliğinin temel sektörlerinden biri olan otomotivdeki gerileme, ülke ekonomisinin ötesinde toplumsal ve siyasi sonuçlar da doğuruyor. Volkswagen, Mercedes-Benz ve BMW gibi küresel markaların yaşadığı yapısal sorunlar, istihdamı ve ekonomik dengeleri etkilerken toplumsal huzur ve siyasi dengeler açısından da önem taşıyor.
Kaynak: Anadolu Ajansı (AA)
Kaynak: {Haber Merkezi}

Yorumlar 0
Yorum Yap
Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yapın!