Kaşif Kozinoğlu soruşturmasında kritik aşamalar birer birer aşılıyor.
MİT eski yöneticisi Kaşif Kozinoğlu, 2011 yılında Ergenekon soruşturması kapsamında tutuklanmış, 8 ay sonra 12 Kasım'da Silivri Cezaevi'nde yaşamını yitirmişti.
Zamanında ve doğru müdahale yapılıp yapılmadığı, zehirlenme iddiası o dönemden bu yana tartışıldı.
Adalet Bakanı Akın Gürlek tarafından yeniden açılan dosyada çok sayıda isim gözaltına alındı.
KOĞUŞ ARKADAŞLARINA EV HAPSİ
Bu isimler arasında Kozinoğlu'nun koğuş arkadaşları emekli Albay Hasan Atilla Uğur ile emekli Yüzbaşı Hasan Ataman Yıldırım da yer aldı.
Gözaltına alınan iki isim hakkında daha sonra ev hapsi kararı verildi.

GÖRÜNTÜLER ORTAYA ÇIKTI
Soruşturma dosyasına hemen hemen her gün yeni bir bilgi girerken son görüntüler ülke gündemine oturdu.
Yıldırım, Uğur ve Kozinoğlu’nun 2021’de tutuklu kaldığı Silivri Cezaevi’ndeki koğuşunun görüntüleri ortaya paylaşıldı.
HASAN ATİLLA UĞUR'UN İFADESİ ORTAYA ÇIKTI
Silivri Cumhuriyet Başsavcılığının, eski MİT mensubu Kaşif Kozinoğlu’nun 2011 yılında cezaevindeki şüpheli ölümüne ilişkin yürüttüğü soruşturmada Hasan Atilla Uğur'un ifadesi ortaya çıktı.
Soruşturma kapsamında şüpheli sıfatıyla dinlenen Hasan Atilla Uğur’a, Kozinoğlu’nun rahatsızlandığı dakikalar ve cezaevi kamera görüntüleri üzerinden peş peşe sorular yöneltildi.

KOZİNOĞLU'NA DİL ALTI HAPI VERDİ
Uğur, Kozinoğlu’nun rahatsızlandığında kendisine seslendiğini, yanına gittiğinde göğsünün sıkıştığını söylediğini ve bunun üzerine dil altı hapı verdiğini anlattı.
Ancak Uğur, kritik önemdeki ilacı nereden temin ettiğini hatırlamadığını söyledi.
Uğur ifadesinde, Kozinoğlu’nun odasına geçtiğini, kısa süre sonra kendisine seslendiğini ve “Senin dil altı hapın vardı, bana ondan getir” dediğini anlattı.
"NEREDEN ALDIĞIMI HATIRLAMIYORUM"
Kozinoğlu’na dil altı hapı verdiğini belirten Uğur, savcılıktaki ifadesinde şunları kaydetti:
“Ben de istediği dil altı hapını verdim ancak nereden alıp verdiğimi hatırlamıyorum.
Tansiyon cihazını da nereden aldığımızı hatırlamıyorum.”

ÖNCEKİ İFADESİ İLE ÇELİŞTİ
Savcılık, Uğur’a ilk ve ikinci ifadeleri arasında tansiyon değerleri bakımından farklılık bulunduğunu ve önceki soruşturmada bu farkın kendisine sorulduğunu hatırlattı.
Uğur ise önceki dönemde hâkim huzurunda verdiği “Hiçbir görevli görevini savsaklamadan hakkıyla yapmıştır” şeklindeki beyanı kabul etmeyerek "O ifadeler bana ait değildir." dedi.
Ancak başsavcılık bizzat imzalı tutanağın bulunması nedeniyle bu beyanı şüpheli buldu.
KAMERA KAYDINDAKİ 4 DAKİKA
Savcılık, Uğur’a saat 18.40’ta Kaşif KoziKozinoğlu’nunsına girdiğinin, yaklaşık 4 dakika içeride kaldığının ve ardından elleri arkada şekilde çıkarak sağ elinde bir cisim bulunduğunun görüldüğünü belirtirken tutanağa göre Uğur’un odadan çıkmasının yaklaşık 6 saniye ardından Kozinoğlu koğuşa girdi ve daha sonra sol eliyle kapıyı kapattı.
Savcılığın, Uğur’un elinde görüldüğü belirtilen cismin ne olduğu yönündeki sorusuna ise Uğur “Elimde ne olduğunu hatırlamıyorum, bir cisim olduğunu da zannetmiyorum.” yanıtını verdi.

BARDAK SORULDU
Kamera görüntülerinden hareketle Uğur’a bir başka dikkat çekici soru daha yöneltildi.
Savcılık, Hasan Ataman Yıldırım’ın kısa süre sonra KoziKozinoğlu’nun odasından elinde bardakla çıktığını ve bardağı Uğur’a gösterdiğinin görüldüğünü belirterek bunun nedenini sorarken Uğur “Bunun sebebini bilmiyorum, bardağı bana neden gösterdiğini de hatırlamıyorum.” dedi.
Kozinoğlu’nun odasından çıkarılan bardağın neden Uğur’a gösterildiğine ilişkin husus ifadede açıklığa kavuşmadı.

"ODASINA GİDERKEN BAĞIRMIŞ OLABİLİR"
Uğur’un önceki ifadesinde, Kozinoğlu’nun rahatsızlanmadan hemen önce “Benim odama uğrayıp sonra kendi odasına geçti” şeklinde beyanda bulunduğu hatırlatıldı.
Uğur, yeni ifadesinde “Yanlış hatırlıyor olabilirim, odasına giderken bağırmış olabilir.” dedi.

BERABER YEDİKLERİ 14 DAKİKALIK YEMEK
Uğur’a, Kozinoğlu ile Hasan Ataman Yıldırım’ın yürüyüşte oldukları sırada yaklaşık 14 dakika içinde hazırlayıp birlikte yemek yemeleri soruldu.
Uğur bunun özel bir nedeni olmadığını savunarak “Bu hususun hiçbir sebebi ve anlamı yoktur. Zaten gündüz saatiydi.” şeklinde yanıt verdi.

ÖRGÜT BAĞLANTISINI İŞARET ETTİ
Uğur, ifadesinin ilerleyen bölümünde ise Kaşif Kozinoğlu’nun ölümünün kasten gerçekleşip gerçekleşmediğinin araştırılmasını istediğini söyledi.
Kozinoğlu’nun ölümüyle ilgili kendisinin herhangi bir dahli, ihmali veya suistimali bulunmadığını savunan Uğur, ölümün ardında örgütsel bir bağlantı bulunabileceği yönündeki kişisel kanaatini dile getirdi.

AVUKATLARINDAN 'MÜDAHALE GECİKTİ' İDDİASI
Avukatlar, Uğur’un Kozinoğlu rahatsızlandıktan sonra yardım istediğini, ancak görevli personelin gelmediğini ve bu nedenle mutfaktan aldığı bazı cisimlerle demir kapıya vurarak yardım çağrısında bulunduğunu öne sürdü.
Müdafiler ayrıca cezaevi görevlilerinin müdahalesinin geciktiğini ileri sürerek Uğur’un olayda kastı veya ihmali bulunmadığını savundu.
Kaynak: {Haber Merkezi}

Yorumlar 0
Yorum Yap
Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yapın!