MUSTAFA ARABACI HAKKINDA BOMBA İDDİALAR! DEPREMZEDE ANNENİN EVİ SATILDI, İKİ ÇOCUKLU ANNE “ŞİMDİ NE YAPACAĞIM?” DİYOR
KONYA’DA ADALET TARTIŞMASINI ALEVLENDİREN DOSYA!
Kahramanmaraş depreminin ardından hayatını yeniden kurmaya çalışan dul ve iki çocuk annesi kadın esnafın yaşadığı ev mağduriyeti, Mustafa Arabacı ismini yeniden gündeme taşıdı.
Kadının iddiasına göre, icra süreci sonunda evi satıldı ve taşınmazı Mustafa Arabacı satın aldı.
Şimdi ise depremzede anne, emekli maaşıyla iki çocuğunun eğitim masraflarını ve kendi yaşam giderlerini karşılamaya çalışıyor.
Kadının feryadı ise son derece çarpıcı:
“Ben şimdi çocuklarımı mı okutacağım, yoksa geçimimi mi sağlayacağım? Kalacak yerim ne olacak?”
Bu sözler, sıradan bir icra dosyasının çok ötesinde bir mağduriyet iddiasını gündeme getiriyor.
DEPREMİN YIKAMADIĞINI İCRA SÜRECİ Mİ YIKTI?
Kahramanmaraş depreminde hayatı altüst olan kadın, deprem sonrasında yeniden ayakta kalmaya çalıştığını belirtiyor.
Ancak ekonomik sıkıntılar ve icra süreci nedeniyle şimdi bir kez daha hayatının en ağır sınavlarından biriyle karşı karşıya olduğunu söylüyor.
Bir tarafta emekli maaşı...
Diğer tarafta iki çocuğun eğitim giderleri...
Ve ortada artık üzerinde tartışma bulunan bir ev.
Bir depremzede anne, yıllarca çalışıp ayakta kalmaya çalışırken evini kaybettiğini söylüyorsa, bu dosyanın bütün yönleriyle incelenmesi gerekmez mi?
“VAKIFBANK BORCUMU ÖDEDİM” İDDİASI
Kadın, VakıfBank'a olan borcunu ödediğini ifade ediyor.
Ancak kendisini hukuki açıdan yeterince savunamadığını ve avukatı olmadığı için süreç içerisinde çıkış yolu bulamadığını ileri sürüyor.
İşte dosyanın en kritik noktalarından biri de burada.
Eğer ödeme yapıldıysa;
Ödeme ne zaman yapıldı?
İcra dosyasına işlendi mi?
Satış işlemi hangi aşamada gerçekleşti?
Taşınmazın kıymet takdiri nasıl belirlendi?
Satış bedeli gerçek piyasa koşullarını yansıtıyor muydu?
Bu soruların tamamının resmi belgeler üzerinden cevaplanması gerekiyor.
MUSTAFA ARABACI’YA SORUYORUZ: BU EV NASIL SATILDI?
Kamuoyunun bilmek istediği temel meselelerden biri şu:
Mustafa Arabacı, söz konusu taşınmazı hangi şartlarda ve hangi bedelle satın aldı?
Satış işlemi hukuka ve usule uygun olarak gerçekleştirilmişse bunun belgelerle ortaya konulmasında hiçbir sakınca bulunmamalıdır.
Tam tersine, belgeler kamuoyundaki soru işaretlerini ortadan kaldıracaktır.
Ancak cevaplanması gereken soruların cevapsız kalması, tartışmanın daha da büyümesine neden oluyor.
Gazetemiz, Mustafa Arabacı'nın görüşünü almak için kendisine ulaşmaya çalıştı.
Haber hazırlanırken herhangi bir geri dönüş alınamadı.
Mustafa Arabacı'nın açıklama ve cevap hakkı saklıdır.
“3’E ALIP 13’E SATIYOR” İDDİASI DA GÜNDEMDE
Dosyayla bağlantılı olarak gazetemize ulaşan bazı kişiler, Mustafa Arabacı'nın banka alacakları ve icra dosyaları üzerinden çeşitli ticari işlemler gerçekleştirdiğini ileri sürdü.
Tarafımıza aktarılan iddialar arasında, bazı alacakların düşük bedellerle edinilip daha yüksek bedeller üzerinden değerlendirildiği ve bunun tekrar eden bir yöntem olduğu yönünde ifadeler de bulunuyor.
Hatta bazı kişiler tarafından bu durum “3 liraya alıp 13 liraya satmak” şeklinde tarif edildi.
Ancak altını kalın çizgiyle çiziyoruz:
Bu iddialar şu aşamada tarafımıza aktarılan iddialardır ve kesinleşmiş adli tespit değildir.
Tam da bu nedenle soruyoruz:
Gerçekten böyle işlemler var mı?
Varsa hangi dosyalarda gerçekleşti?
Hangi bedeller üzerinden yapıldı?
Taraflar arasında herhangi bir bağlantı bulunuyor mu?
Banka alacaklarının devrinde bütün işlemler mevzuata uygun mu?
Bunları gazetecilerin değil, yetkili makamların belge ve kayıtlar üzerinden araştırması gerekiyor.
KONYA BAROSU’NA ÇAĞRI: “DOSYAYI İNCELEYİN”
Mustafa Arabacı'nın avukat olması nedeniyle konu yalnızca ekonomik bir tartışma olarak değerlendirilemez.
Kamuoyuna yansıyan iddialar karşısında Konya Barosu'nun gerekli değerlendirmeyi yapması önem taşıyor.
Beklentimiz açık:
İddialar araştırılsın.
Dosyalar incelensin.
Belgeler karşılaştırılsın.
Varsa meslek kurallarına aykırı durumlar ortaya çıkarılsın.
Yoksa da iddiaların gerçeği yansıtmadığı kamuoyuna açıklansın.
Çünkü gerçek ortaya çıktığında herkes kazanır.
SAVCILIK DEVREYE GİRMELİ Mİ?
Ortada ciddi iddialar varsa, bunun yalnızca sosyal medyada veya haber sitelerinde tartışılması yeterli değildir.
İşlemlerin hukuki boyutunun araştırılması gerekiyorsa Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ve ilgili kurumların inceleme yapması gerekir.
Çünkü;
hukuka aykırı bir işlem varsa sorumlusu ortaya çıkarılmalı,
hukuka aykırılık yoksa da bu durum resmi incelemeyle ortaya konulmalıdır.
Kimse hakkında peşinen hüküm kurulmamalıdır.
Ancak hiç kimse hakkında ortaya atılan ciddi iddialar da sırf mesleği veya konumu nedeniyle görmezden gelinmemelidir.
DEPREMZEDE ANNE: “GEREKİRSE SESİMİ HER YERE DUYURACAĞIM”
Yaşadığı mağduriyetin duyulmasını isteyen kadın, gerekirse kamuoyunda tanınan isimlere ulaşacağını belirtiyor.
Kadının, sesini Sedat Peker'e kadar ulaştıracağını söylemesi, yaşadığı çaresizliğin boyutunu ortaya koyuyor.
Fakat burada daha büyük bir soru var:
Bir vatandaş hakkını aramak için neden önce güçlü bir isim aramak zorunda kalıyor?
Vatandaşın hakkını arayacağı yer öncelikle hukuk kurumları olmalıdır.
BU DOSYADA SADECE BİR EV YOK!
Bu dosyaya yalnızca bir taşınmazın satışından ibaret bakmak büyük resmi görmemek olur.
Burada;
depremzede bir kadın,
iki çocuk,
bir ailenin barınma sorunu,
eğitim masrafları,
emekli maaşıyla sürdürülen bir yaşam
ve hukuki süreç nedeniyle yaşandığı ileri sürülen ciddi bir mağduriyet bulunuyor.
Bu nedenle kamuoyu yalnızca “ev kimin oldu?” sorusunu değil, şu soruları da soruyor:
Satış usulüne uygun muydu?
Kıymet takdiri gerçek değeri yansıtıyor muydu?
Ödemeler dosyaya doğru şekilde işlendi mi?
Satış sürecinde bütün tarafların hakları korundu mu?
Varsa diğer alacak ve taşınmaz işlemleri de incelenmeli mi?
MUSTAFA ARABACI KONUŞACAK MI?
Şimdi gözler Mustafa Arabacı'da.
Kamuoyunun karşısına çıkıp iddialara cevap verecek mi?
Taşınmazın satın alınma sürecini açıklayacak mı?
Satış bedelini ve işlemin hukuki dayanağını kamuoyuyla paylaşacak mı?
Banka ve icra dosyalarıyla ilgili kendisine yöneltilen iddialara yanıt verecek mi?
Gazetemiz bu soruların cevaplarını bekliyor.
Çünkü suskunluk suçluluk anlamına gelmez; ancak ciddi iddiaların olduğu bir dosyada açıklık, kamuoyunun soru işaretlerini giderebilir.
SON SÖZ: GERÇEK ORTAYA ÇIKSIN!
Bizim talebimiz çok açık:
Kimse peşinen suçlu ilan edilmesin.
Ama kimse de dokunulmaz görülmesin.
Belgeler incelensin.
İcra dosyaları araştırılsın.
Satış kayıtları incelensin.
Varsa banka ve alacak devirleri araştırılsın.
Konya Barosu gerekli değerlendirmeyi yapsın.
Savcılık gerekli görürse soruşturma yürütsün.
Ve en önemlisi:
DEPREMZEDE BİR ANNENİN “ÇOCUKLARIMLA NEREYE GİDECEĞİM?” FERYADI CEVAPSIZ KALMASIN!
Bu dosyada kimin haklı olduğunu manşetler değil, belgeler ve hukuk ortaya koymalıdır.
Mustafa Arabacı'nın cevap hakkı saklıdır. Haberimizde yer alan iddialar kesinleşmiş adli tespit değil, araştırılması talep edilen iddialardır.

Yorumlar 0
Yorum Yap
Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yapın!