Kripto Para Piyasası

Yükleniyor...
USD/TRY 49,06 ↑ %0,05
EUR/TRY 55,18 ↓ %0,39
GBP/TRY 64,92 ↓ %0,10
BIST 100 12.270,18 ↑ %0,17
Altın (gr) 6.539,24 ↓ %0,95
USD/TRY 49,06 ↑ %0,05
EUR/TRY 55,18 ↓ %0,39
GBP/TRY 64,92 ↓ %0,10
BIST 100 12.270,18 ↑ %0,17
Altın (gr) 6.539,24 ↓ %0,95
USD/TRY 49,06 ↑ %0,05
EUR/TRY 55,18 ↓ %0,39
GBP/TRY 64,92 ↓ %0,10
BIST 100 12.270,18 ↑ %0,17
Altın (gr) 6.539,24 ↓ %0,95
USD/TRY 49,06 ↑ %0,05
EUR/TRY 55,18 ↓ %0,39
GBP/TRY 64,92 ↓ %0,10
BIST 100 12.270,18 ↑ %0,17
Altın (gr) 6.539,24 ↓ %0,95
SON DAKİKA
Ekonomi

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası 95. kuruluş yıl dönümünü kutluyor

3 Ekim 1931'de faaliyetlerine başlayan Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, 95 yıldır para politikalarının yürütülmesinde ve fiyat istikrarının sağlanmasına yönelik çalışmalarda görev yapıyor. Banka, köklü kurumsal yapısı ve teknik kapasitesiyle faaliyetlerini sürdürüyor.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası 95. kuruluş yıl dönümünü kutluyor
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası 95. kuruluş yıl dönümünü kutluyor

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, faaliyetlerine başlamasının 95. yılını geride bırakırken, kuruluşundan bugüne Türkiye'nin ekonomik ve finansal dönüşümünde üstlendiği görevlerle çalışmalarını sürdürüyor.

Birinci Dünya Savaşı sonrasında ülkelerin kendi para politikalarını bağımsız biçimde belirleme eğiliminin güçlenmesi ve Kurtuluş Savaşı'nın ardından siyasi bağımsızlığın ekonomik bağımsızlıkla desteklenmesi amacı, Türkiye'de merkez bankası kurulmasına yönelik çalışmaları hızlandırdı.

Merkez bankası fikri ilk kez 1923'te düzenlenen İzmir İktisat Kongresi'nde kapsamlı şekilde ele alınırken, kongrede özellikle "milli devlet bankası" kurulması düşüncesi üzerinde duruldu.

Dönemin Maliye Bakanı Abdülhalik Renda tarafından 1927'de hazırlanan merkez bankası kurulmasına ilişkin kanun taslağının kabul edilmesinin ardından, kuruluş sürecinde farklı ülkelerin merkez bankalarının deneyimlerinden de yararlanıldı.

Bu kapsamda 1928'de Hollanda Merkez Bankası Başkanı Dr. Gerard Vissering Türkiye'ye davet edildi. Vissering, çalışmalarının ardından "Türkiye'de Nakit İstikrarı ve Bir Merkezi İhraç Bankası Tesisi" başlıklı raporu hazırladı. Raporda, hükümetten bağımsız bir merkez bankasının gerekliliğine dikkat çekildi.

Bir yıl sonra Türkiye'ye davet edilen İtalyan uzman Kont Volpi de Türk lirasının istikrarının sağlanması için merkez bankası kurulmasının gerekli olduğunu belirtti.

Bu çalışmaların ardından merkez bankasının kuruluşuna ilişkin yasal altyapının hazırlanması için harekete geçildi. Lozan Üniversitesinden Prof. Leon Morf'un katkılarıyla hazırlanan kanun tasarısı, TBMM tarafından 11 Haziran 1930'da kabul edildi.

1715 sayılı Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Kanunu, 30 Haziran 1930'da Resmi Gazete'de yayımlandı. Farklı kurumlar tarafından yürütülen işlevlerin tek çatı altında toplanmasının ardından TCMB, 3 Ekim 1931'de faaliyetlerine başladı.

BANKNOTLAR TÜRKİYE'DE BASILMAYA BAŞLANDI

İkinci Dünya Savaşı'nın etkilerinin yoğun hissedildiği 1940'lı yıllarda Merkez Bankası, kamu kesiminin finansman açığının karşılanmasına yönelik uygulamalarda bulundu.

1950'li yıllarda ise büyüme ve kalkınmanın finansmanında Banka kaynaklarından yararlanıldı. Hazineye kısa vadeli avans imkanı sağlanırken, 1955'te banknot matbaası kuruldu ve 1958'den itibaren banknotlar Türkiye'de basılmaya başlandı.

1960'lı yıllarda planlı ekonomiye geçişle birlikte Merkez Bankası, ekonomik koşullar ve sanayideki gelişmelere paralel olarak genişlemeci para politikaları uyguladı. Bu dönemde kambiyo kontrollerine ilişkin uygulamaların önemli bölümü de Bankanın sorumluluğuna devredildi.

1211 SAYILI KANUNLA YENİ DÖNEM

Merkez Bankasının etkinliğini artırmak ve küresel ekonomik gelişmelere uyum sağlamak amacıyla 14 Ocak 1970'te 1211 sayılı TCMB Kanunu kabul edildi.

Kanunla Bankanın hukuki statüsü, organizasyon yapısı, görev ve yetkilerinde önemli değişiklikler yapıldı. Anonim şirket statüsü korunurken sermaye 15 milyon liradan 25 milyon liraya yükseltildi ve Hazinenin sermaye payının yüzde 51'den az olamayacağı hükme bağlandı.

Düzenlemeyle "Guvernörlük" adı verilen Başkanlık Makamı oluşturuldu ve bu göreve ilk olarak Naim Talu getirildi. Ayrıca Başkan ve başkan yardımcılarından oluşan Yönetim Komitesi kuruldu, 8 üyeli İdare Meclisi ise 6 üyeli Banka Meclisine dönüştürüldü.

Kanun, Merkez Bankasının görev ve yetkilerinde de genişlemeler getirdi. Hazineye verilebilecek kısa vadeli avansın üst sınırı, ilgili yıl bütçe ödeneklerinin yüzde 15'i oranında belirlendi.

1980 SONRASI FİNANSAL SERBESTLEŞME

1980'li yıllar, Türkiye ekonomisi ve Merkez Bankası açısından önemli bir dönüşüm dönemi oldu. 24 Ocak 1980 kararlarıyla başlayan yapısal değişim ve finansal serbestleşme sürecinde para ve kur politikalarının piyasa ekonomisiyle uyumlu biçimde yürütülmesine yönelik adımlar atıldı.

Mevduat ve kredi faizlerinin piyasa koşullarında belirlenmesinin önü açılırken, Türk lirasının yabancı paralar karşısındaki değeri yeniden düzenlendi ve sabit kur rejimi sona erdirildi.

Merkez Bankası 1983'te altın ve döviz rezervlerinin yönetiminde daha geniş yetkilere sahip oldu. 1987'de açık piyasa işlemlerine başlayan Banka, modern para ve döviz piyasalarının oluşturulmasına da öncülük etti.

1989'da Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 sayılı kararla ekonomik birimlerin dövizle işlem yapmasına izin verildi ve Türk lirası konvertibl ilan edildi.

Merkez Bankası 1990'da ilk kez kamuoyuna açıkladığı para programıyla piyasanın likidite ihtiyacını karşılamayı hedefledi.

1994'te Hazine'nin Merkez Bankası kaynaklarını kullanımına sınır getirilirken, 1997'de imzalanan protokolle Hazine'nin 1998'den itibaren Bankadan kısa vadeli avans kullanamaması kararlaştırıldı.

2001'DE ARAÇ BAĞIMSIZLIĞI

1990'lı yılların sonunda enflasyonun kontrol altına alınamaması üzerine 2000'de döviz kuruna dayalı bir istikrar programı uygulamaya konuldu. Ancak program, yaşanan güven kaybı ve 2001 ekonomik krizi sonrasında sona erdi. 22 Şubat 2001'de döviz kurları dalgalanmaya bırakıldı.

Kriz sonrasında 25 Nisan 2001'de Merkez Bankası Kanunu'nda önemli değişiklikler yapıldı. Fiyat istikrarının Bankanın temel amacı olduğu açık şekilde tanımlanırken, para politikasının uygulanmasında kullanılacak araçların doğrudan Merkez Bankası tarafından belirlenmesi hükme bağlandı.

Böylece TCMB araç bağımsızlığına kavuştu. Bankanın fiyat istikrarı amacıyla çelişmemek kaydıyla hükümetin büyüme ve istihdam politikalarını desteklemesi de kanunda yer aldı.

Finansal istikrar Bankanın destekleyici amacı olarak belirlenirken, Hazine ve diğer kamu kurumlarına avans verilmesi, kredi açılması ve bu kurumların ihraç ettiği borçlanma araçlarının birincil piyasadan satın alınması yasaklandı.

Para politikası stratejisinin ve karar alma süreçlerinin kurumsallaştırılması amacıyla Para Politikası Kurulu (PPK) da bu dönemde oluşturuldu.

ENFLASYON HEDEFLEMESİNE GEÇİŞ VE PARADAN 6 SIFIR ATILMASI

2002'de enflasyon hedeflemesi rejimine geçiş için hazırlıklar başladı. 2002-2005 döneminde örtük enflasyon hedeflemesi uygulanırken Bankanın teknik ve kurumsal altyapısı güçlendirildi, tahmin modelleri geliştirildi ve veri seti genişletildi.

2005'ten itibaren PPK toplantı tarihlerinin bir yıl önceden açıklanmasıyla para politikası kararlarında öngörülebilirliğin artırılması hedeflendi. 2006'da ise açık enflasyon hedeflemesi rejimine geçildi.

Türk lirasından 6 sıfır 1 Ocak 2005'te atıldı. Yeni Türk Lirası ve yeni kuruşlar tedavüle çıkarılırken, 1 Ocak 2009'da paradan "yeni" ifadesi kaldırıldı ve Türk lirası banknot ve kuruşlar yenilenen tasarım ve boyutlarla dolaşıma girdi.

TCMB'NİN SERMAYE YAPISI

1211 sayılı Merkez Bankası Kanunu kapsamında Bankanın hisseleri A, B, C ve D olmak üzere dört sınıfa ayrılıyor. A sınıfı hisseler Hazineye, B sınıfı hisseler Türkiye'de faaliyet gösteren milli bankalara, C sınıfı hisseler milli bankalar dışındaki diğer bankalar ve imtiyazlı şirketlere, D sınıfı hisseler ise Türk ticaret müesseseleri ile Türk vatandaşlığını haiz tüzel ve gerçek kişilere tahsis ediliyor.

Halihazırda Bankanın 25 bin lira olan sermayesi 250 bin hisseye bölünmüş durumda. Geçen yıl sonu itibarıyla sermayenin yüzde 55,12'si A, yüzde 23,25'i B, yüzde 2,51'i C ve yüzde 19,12'si D sınıfı hisselerden oluşuyor.

TCMB, nitelikli insan kaynağı, köklü kurum kültürü ve teknik kapasitesiyle fiyat istikrarının sağlanması ve sürdürülmesine yönelik çalışmalarını sürdürüyor.

95 YILDA 27 BAŞKAN GÖREV YAPTI

Kuruluşundan bugüne TCMB Başkanlığı görevini 27 kişi yürüttü.

Bankanın ilk başkanı Selahattin Çam, 1931-1938 yıllarında görev yaptı. Çam'ın ardından sırasıyla Kemal Zaim Sunel (1938-1949), Mehmet Sadi Bekter (1949-1950), Osman Nuri Göver (1951-1953), Mustafa Nail Gidel (1953-1960), Memduh Aytür (1960), İbrahim Münir Mostar (1960-1962), Ziyaettin Kayla (1963-1966), Naim Talu (1967-1971), Memduh Güpgüpoğlu (1972-1975), Cafer Tayyar Sadıklar (1976-1978), Hakkı Aydınoğlu (1979-1981), Osman Şıklar (1981-1984), Yavuz Canevi (1984-1986), Rüşdü Saracoğlu (1987-1993), Dr. Bülent Gültekin (1993-1994), Yaman Törüner (1994-1995), Gazi Erçel (1996-2001), Süreyya Serdengeçti (2001-2006), Durmuş Yılmaz (2006-2011), Doç. Dr. Erdem Başçı (2011-2016), Murat Çetinkaya (2016-2019), Murat Uysal (2019-2020), Naci Ağbal (Kasım 2020-Mart 2021), Prof. Dr. Şahap Kavcıoğlu (Mart 2021-Haziran 2023), Dr. Hafize Gaye Erkan (Haziran 2023-Şubat 2024) ve Dr. Yaşar Fatih Karahan (Şubat 2024-devam ediyor) görev yaptı.


Kaynak: Anadolu Ajansı (AA)

Kaynak: {Haber Merkezi}

Bu habere tepkini göster

Yorumlar 0

Yorum Yap

Yayınlanmaz
2 + 6 = ?

Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yapın!